Ali Yıldız
aliyildiz@diyanetsen.org.tr
Laiklik Maskeli İslam Düşmanlığına Geçit Vermeyeceğiz
Tarih, tekerrürden ibaret değildir; tarih, ders almayanlar için bir ibret vesikasıdır. Son günlerde bazı meslek odaları ve sendikaların adeta bir "bildiri yarışı"na girerek, tozlu raflardan indirdikleri vesayet dillerini yeniden piyasaya sürdüklerini müşahede ediyoruz. Kendilerini toplumun üstünde bir "hakem" veya "aydınlanma merkezi" gibi gören bu yapılar, ne yazık ki yine o bayatlamış senaryoyu sahneye koyuyorlar: Laiklik maskesiyle İslam düşmanlığı yapmak!
Sizin Laikliğiniz Sadece Müslüman’a mı?
Yayımlanan metinlerdeki “laikliğin savunulmasını suç gibi gösteren” ifadeleri, tam bir siyasal hazımsızlık ve ideolojik çarpıklıktır. Biz bu dili 28 Şubat’ın karanlık koridorlarından, ikna odalarından, üniversite kapılarında ağlatılan evlatlarımızın feryatlarından tanıyoruz.
Soruyoruz o bildiri meraklılarına: Sizin laiklik anlayışınız; Medine Bircan anamızın başörtülü olduğu için hastane kapısından kovulup ölüme terk edilmesine kadar mıydı? Sizin demokrasi anlayışınız; binlerce kamu emekçisi inancı yüzünden ekmeksiz bırakıldığında "ordu göreve" pankartları açmak mıydı?
Bugün sokakta tesettürüyle, cübbesiyle, tülbentiyle vakur bir şekilde yürüyen insanımıza "laiklik anksiyetesi" ile saldıranlar; aslında laikliği değil, kendi dar ve jakoben imtiyazlarını savunmaktadırlar. Ortada bir laiklik sorunu yoktur; ortada, milletin inanç değerleriyle barışamamış, halkın iradesine boyun eğememiş bir "müstemleke ruhu" sorunu vardır.
Küresel Kuşatma: Aile ve Fıtrat Savaşları
Bugün mesele sadece bir bildiri meselesi de değildir. Karşımızda, aileyi ve nesilleri hedef alan küresel bir ifsad hareketi var. "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" gibi süslü kavramların arkasına saklanarak, LGBT lobilerinin etki ajanlığını yapanlar; aslında bu milletin beka hattını, yani ailesini çökertmek istemektedirler.
Modern dünya; hazza odaklı, seküler ve kutsaldan arındırılmış bir "zombi toplum" kurguluyor. Netflix gibi platformlarda uygulanan LGBT kotaları, okullarda çocukların zihnini bulandıran eğitimler ve aile yapısını "şiddet mekanı" olarak tanımlayan sözleşme dayatmaları, bu savaşın cepheleridir.
Diyanet-Sen olarak, fıtrata açılan bu savaşı reddediyoruz! Aile, bizim kale kapımızdır; bu kapı düşerse ne din kalır, ne devlet, ne de millet.
Çözümün Anahtarı: Aile-Okul-Toplum Bütünlüğü
Bizler, "insanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunun mirasçılarıyız. Yeni "Türkiye Yüzyılı" vizyonu, sadece teknolojik ve ekonomik bir atılım değil, aynı zamanda bir "manevi kalkınma" projesi olmalıdır. Bu kalkınmanın anahtarı ise Aile-Okul-Toplum bütünlüğüdür.
Çocuklarımız ilk terbiyeyi ve mukaddesatı evinde, anne-babasının dizinin dibinde öğrenmelidir.
Eğitim sistemimiz, batının sömürgeci gözlükleriyle değil; kendi coğrafyamızın ruhuyla, "kader", "fıtrat" ve "inanç" kavramlarını merkeze alarak şekillenmelidir.
Sokaklarımız, medyamız ve sosyal çevremiz; nesillerimizi ifsad eden değil, ihya eden bir yapıya kavuşmalıdır.
28 Şubat Bitti, Türkiye Yüzyılı Başladı!
Emek ve ekmek mücadelesi veren milyonların gücünü, emekçinin inancına saldırmak için kullananlara sesleniyoruz: Artık milletin yakasından düşün! Eski Türkiye’nin o vesayet artığı hezeyanlarıyla bu aziz milleti artık kandıramazsınız. Bu millet dışardan gelen baskılara da içerdeki jakoben laikçilere de boyun eğmeyecektir.
Ali Yıldız
- Laiklik Maskeli İslam Düşmanlığına Geçit Vermeyeceğiz
- Bu milletin gözünde Papa bin yıl önce ne idiyse bugün de odur!
- Tarihe İz Bırakmak
- Toplu Sözleşme Masası da Dünyayı Selam Yurdu Kılmak da Mücadele Alanımızdır
- Örgütlü Gücümüzle Mazlumların Yanındayız
- İslam Düşmanlığı İslamofobi
- Biz Hep Birlikte Türkiye’yiz
- Kudüs Yeniden Barışın Başkenti Olacak
- Sivil Toplum ve Sendika
- Sendikal Alan
- Birlikte Çalışacak Birlikte Başaracağız


