Hicret: Tarihin Büyük Miladı
Hicret; sadece Mekke’den Medine’ye uzanan coğrafi bir yer değiştirme, meşakkatli bir göç hikâyesi değildir. Hicret; baskıya, zulme ve ambargolara karşı onurlu bir duruşun, Allah’a ve O’nun Kutlu Elçisi’ne (sas) adanmış saf bir sadakatin miladıdır. Doğup büyüdükleri topraklardan inançları uğruna vazgeçen Muhacirler ile onlara gönüllerini ve varlıklarını açan Ensar’ın kurduğu o muazzam bağ, asırlar sonrasına bile rehberlik edecek asil bir medeniyetin harcı olmuştur. İslam güneşi, dünyaya Medine ufuklarından bu kardeşlik ruhuyla yayılmıştır.
"Zihinsel Hicretimizi Gerçekleştirmeliyiz"
Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, hicreti tarihsel bir olay olarak anmanın ötesine geçerek onu "zihinsel bir hicrete" dönüştürmektir. Zihinsel hicret; çağın gereklerine uyarken köklerimizden ve değerlerimizden kopmamak, geçmişin asil mirasıyla geleceğin idrakine vararak bu günümüzü şekillendirmektir. Peygamber Efendimiz’in (sas) "Muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk edendir" hadis-i şerifi uyarınca; fani dünyanın aldatıcılığına kanmadan, her türlü kötülükten iyiliğe, cehaletten ilme, tefrikadan birliğe hicret etmeyi bir hayat tarzı haline getirmeliyiz.
Mazlum Coğrafyaların Feryadı ve İslam Âleminin Sorumluluğu
Dünyanın dört bir yanında şiddet olaylarının tırmandığı, özellikle gönül coğrafyamızda, Filistin’de, Gazze’de ve mazlum diyarlarda savaşın, kanın ve gözyaşının bütün çirkinliğiyle yaşandığı zorlu günlerden geçiyoruz. Yurtlarından edilen, modern zamanların muhaciri olan milyonlarca mazlumun feryadı yükselirken, sevgi ve barış dini İslam’ın adalet mesajını tüm insanlığa yeniden gür bir sesle haykırma zamanıdır. Bizler, insanlığa yüksek medeniyetler sunmuş bir dinin mensupları olarak, yeryüzünde adalet ve barış tesis edilene dek Ensar ruhunu diri tutmakla mükellefiz.
Diyanet-Sen olarak; Erdemli sendikacılık anlayışımızla, asırlarca insanlığa yön vermiş bu kutlu mirasın ve medeniyet değerlerimizin savunucusu olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Diyanet-Sen teşkilatımız, din görevlilerimiz ve aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam âleminin Hicri Yeni Yılı’nı en kalbi duygularımızla tebrik ediyoruz. Yeni Hicri yılın; gönül coğrafyamızdaki acıların son bulmasına, yeryüzünde barış, adalet ve huzurun egemen olmasına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.
Hicri Yeni Yılımız Mübarek Olsun.

