Salalarla Yankılanan Direniş: 15 Temmuz’un 10. Yılında Aynı İnanç Ve Kararlılıklayız!
15 Temmuz; bin yıldır millet varlığımızı bu topraklardan kazımayı başaramayan emperyalist odakların, içerideki işbirlikçi uşaklarını harekete geçirerek başlattıkları topyekûn bir işgal saldırısıydı. O gece devletin kurumlarına sızmış hain yapı; tanklarla, uçaklarla milletin üzerine ölüm yağdırarak doğrudan milli iradeyi hedef aldı. Ancak bu necip millet; sarsılmaz imanı, vatan sevgisi ve esarete asla boyun eğmeyen asil karakteriyle bu karanlık senaryoyu tarihin çöplüğüne gömdü.
Sela Sesleriyle Darbeyi Susturan Din Görevlileri
15 Temmuz gecesinin en kritik kırılma noktası, hiç şüphesiz minarelerimizden yükselen ve karanlığı yırtan sela sesleri olmuştur. Darbecilerin mermileri havada uçuşurken, Diyanet-Sen teşkilatımızın yiğit mensupları ve din görevlilerimiz, bir an bile tereddüt etmeden, canları pahasına minarelere koşmuştur. O gece minarelerden yükselen selalar; adeta bir milletin uyanış çığlığı, direnişin manevi zırhı ve istiklal mücadelesinin ta kendisi olmuştur.
Ezanı susturmak isteyen hainlere karşı, selalarla darbeyi susturan din görevlilerimiz, milli mücadelenin manevi cephesini inşa etmiştir. Minarelerden yükselen o tekbirler ve selalar, tankların gürültüsünü bastırmış; korku duvarlarını yıkarak meydanları dolduran milyonlara cesaret, fetih ve zafer müjdesi aşılamıştır. Din görevlilerimiz, mihraptaki ve minberdeki önderliklerini o gece minarelere ve meydanlara taşıyarak milletimize rehberlik etmiştir.
Diyanet-Sen ailesi olarak, o karanlık gecede sadece dua etmekle yetinmedik; tüm teşkilatımızla, üyelerimizle birlikte meydanlara inerek fiilen de direnişin en ön safında yer aldık. "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır" diyerek sağımıza solumuza bakınmadan, bahane üretmeden ihanetin üzerine yürüdük.
O gece sela okuduğu için darbeciler tarafından darp edilen, tehdit edilen ama bir adım bile geri adım atmayan her bir hocamızın asil duruşu, sendikal tarihimizin ve teşkilatımızın en şerefli sayfasıdır. Temsil ettiğimiz asli mesuliyetin gereği olarak; hem manevi cephede selalarımızla hem de meydanlarda bedenimizle bu işgal girişimine geçit vermedik.
On Yıl Geçse de Unutmayacağız, Unutturmayacağız!
Milletimizin samimi dini duygularını, merhametini ve iyi niyetini istismar ederek devletimize sızan bu casusluk şebekesinin iğrenç yüzünü aradan geçen 10 yıla rağmen unutmadık, asla unutmayacağız! Din görevlileri olarak, din kisvesi altında bu vatana ihanet edenlerin her zaman karşısında durmaya, İslam'ın ve vatanın izzetini korumaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle, şanlı direnişimizin 10. yıl dönümünde; vatan ve mukaddesat uğruna can veren tüm 15 Temmuz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatıralarını her zaman yaşatacağımızı ilan ediyoruz. Kahramanca direnerek gazilik şerefine nail olan tüm gazilerimize şükranlarımızı sunuyor, hayırlı ve sağlıklı ömürler diliyoruz.
Milletimizin birliği, ülkemizin dirliği daim olsun. Rabbim bu aziz millete bir daha 15 Temmuzlar yaşatmasın.

